View Full Version: Sıfır beden olayım derken hayat boyu çocuksuz kalabilirs

muptelayim >>Haberler >>Sıfır beden olayım derken hayat boyu çocuksuz kalabilirs


<< Prev | Next >>

Müptelayım.7.- 12-16-2006
Sıfır beden olayım derken hayat boyu çocuksuz kalabilirs
Güzelleşme derdinde olan hanımlar, özellikle de genç kızlar, dikkat etmeniz gereken önemli bir konu var. Asla çok zayıf olmak için kendinizi zorlamayın! Zira yağsız bir vücut, üreme işlevlerini yitirmenize yol açabilir 16.12.2006 Seksiliği abartıp kısır kalmayın diye başlık atmıştık dünkü yazımıza. Ama yerimiz öyle azdı ki, sadece g-string’in zararlarıyla bitiriverdik. Oysa asıl üzerinde durulması gereken çok daha önemli bir sorun vardı: Sıfır beden ve kısırlık ilişkisi... Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Sağlığı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aydın Arıcı ile kaldığımız yerden devam ediyoruz... ANOREKSİYA TEHLİKESİ * İleride kısırlık gibi bir sorun yaşamamak için bir genç kızın nelere dikkat etmesi gerekir? Tabii ki en önemli husus, kimyasal maddelerden, tarımsal ilaçlardan, radyasyondan uzak durmak... Onun haricinde adetlerin düzenli olup olmadığına bakılmalı. Bir de özellikle bluğ çağında, üretkenliğin sağlıklı olabilmesi için en önemli şey kilodur. Genelde iki uçta yaşanır. Oysa aşırı kilolu olmak da sorundur, aşırı zayıflık da... Genç kızlar genellikle görünüşlerine düşkün olduklarından ileri derecede zayıflamaya eğilimlidirler ki, bunun kökeninde psikolojik sorunlar yatar. Sonuç genç kızın anoreksik olmasına kadar varabilir. Daha ziyade anne babanın beklentilerinin çok olduğu genç kızlarda görülür bu hastalık. * Tam olarak anlayamadım... Özellikle sınıfının birinci olması, en iyi okula gitmesi istenen, daha ziyade de eğitim düzeyi yüksek ailelerin kızlarından beklentileri fazladır. İşte böyle mükemmelliyetçi ailelerin çocuklarında anoreksiya daha sık görülür ve bu hastalık üretkenlik açısından çok büyük sorunlar yaratır. Zaten bu genç kızların çocukları da olmaz. * Anoreksiya nedir, hatırlatabilir misiniz hocam? Aşırı diyet yapma sonucu oluşan önemli derecede kilo kaybıdır. Anoreksikler kiloları ne olursa olsun kendilerini şişman hissederler. 40-45 kilo olsalar bile kendilerini şişman kabul ederler. Daha da zayıf olma çabaları içinde, sonucu ne olursa olsun yemek yemekten ve kalori almaktan kaçınırlar. * Geçenlerde haber de oldu. Genç bir kız, 34 kiloya düşmüş. Ama kendini öyle daha güzel bulduğunu anlatıyordu... Evet. Zaten bütün olay o. Orada kendi kendine yanlış bir imaj yaratma vardır. Biliyorsunuz günümüzde çok zayıf, ‘sıfır beden’ denilen mankenler tartışılıyor. İtalya’da moda gösterilerine ileri derecede zayıf, sıska mankenlerin çıkmaları yasaklandı. Çünkü bu mankenler genç kızlara çok yanlış imaj veriyor. Onlara bakan herkes kendini ’Ben ne kadar şişmanım’ diye eleştiriyor. Halbuki normal kilolu birinin zayıflamaya çalışması, hatta ‘blumia’ dediğimiz yemek yiyip kusması çok tehlikeli. Ölümle bile sonuçlanabilir. En önemli etkilerinden biri de kısırlık tabii... YAĞ FAYDALIDIR! * Peki zayıflık ne yapıyor da üretkenliği engelliyor? Çok güzel bir konuya parmak bastınız. Genç kızlıktan üretkenliğe geçme döneminde üç ayrı denge vardır. Birincisi; vücuttaki yağ oranıdır. Biz yağı lüzumsuz bir doku olarak görürüz ama değildir. Bir yere kadar faydalıdır. Aktif hormon üretimine katkısı vardır. Dolayısıyla bir kız çocuğunun bluğ çağına geçebilmesi için vücudunda belirli bir oranda yağ olması gerekir. İleri derecede anoreksik genç kızlarda bu yağ dokusu olmayacağı için, onların hiçbir zaman çocukları olmaz, hatta adet bile görmezler. İkincisi de şu; küçük yaşlardan itibaren ileri derecede egzersiz, spor yapan genç kızlar da adet görmezler... Sekiz yaşında bale okuluna verilen genç kızlar da adet görmez mesela. Balerinler vücutlarında hiç yağ olmadığı için adet görmez * Balerinler niye adet görmez hocam? Balerinler normal kiloda olsalar bile vücutlarında hiç yağ olmadığı için adet görmezler. Çok fazla spor yapanlar, maraton koşucusu ve bisikletçiler de adet görmezler... Çok ilginçtir, yumurtalık fonksiyonu başlamadığı için bu genç kızların östrojenleri de çok azdır. Bildiğiniz gibi, östrojen kemik yapısını kuvvetlendiren bir hormondur. Olması gereken bir hormondur, olmayınca bu genç kızların kemikleri gittikçe zayıflar. Hatta bizim ‘stres kırıkları’ dediğimiz kemik kırıkları oluşur. O zaman istirahat etmeleri gerekir, istirahat edince de adet görmeye başlarlar. Egzersizi bıraktıkları için... Yalnız sporun, egzersizin zararlı olduğu düşünülmesin. Burada günde 1-2 saatlik bir spordan değil, yarışmacı sporlardan bahsediyoruz. Söylediklerim aşırı spor yapanlar için geçerli. * Spor da anoreksiya gibi kalıcı zarar veriyor mu? Hayır. Spor kalıcı zarar vermiyor. Bırakınca ya da azaltınca üretkenlik yeniden başlıyor. Sorun olsa bile tedaviyle bu sporcuları çocuk sahibi yapabiliyoruz... Kısacası; adetin kesilmesine neden olan üç faktör vardır. Bir; bluğ çağına erişmek için vücutta belirli bir oranda yağ olması gerekir. İki; vücutta üretkenlik için kullanılabilecek enerji olması gerekir. Enerjinin ileri derecede fiziksel aktivitelere kaydırılması normal üretkenliği önler. Üçüncü nedense psikolojik. Bir genç kızın üretkenlik için o psikolojik olgunluğa erişmesi gerekir. Örneğin çok iyi bildiğiniz bir husustur; dağın tepesinde izole bir şekilde yaşayan bir ailenin kızı ilk adetini 15 yaşında görür. Ama şehirde, sürekli cinsellikle ilgili uyarılar alarak, televizyonda öpüşen, sevişen çiftleri görerek yetişen bir genç kız ilk adetini 11.5-12 yaşında görür. Hormon kullanmayan kadınlarda kanser azaldı Amerika’da 2002 yılında menopoz dönemindeki 16 bin kadınla yapılan bir araştırma, bu dönemde alınan Hormon Takviye Tedavisi’nin (HRT) meme kanseri riskini artırdığını ortaya çıkarmıştı. Araştırmanın büyük ses getirmesinden sonra, sadece ABD’de 4 yıl içinde 50 yaş üzeri kadınlarda bu yöntemle tedavi oranı yüzde 50’den, yüzde 30’a düştü. Teksas Üniversitesi Kanser Araştırmaları Merkezi’nin önceki gün yayınladığı bir rapor ise, hormonların bu riski ne kadar artırdığını gözler önüne serdi. Teksas Üniversitesi’ne göre, ABD’de meme kanseri vakaları 2003’te bir yıl öncesine göre yüzde 7 oranında düştü. Bu oran, 50 ile 69 yaş arasındaki kadınlarda yüzde 12’ye kadar vardı. 2002’ye göre 2003’te ise 14 bin daha az kadına meme kanseri teşhisi konuldu. Uzmanlara göre bunun nedeni, daha az kadının HRT’yi seçmesi. HRT, progesteron ve kadınlık hormonu östrojenin birleşimiyle oluşan haplarla yapılıyor. İngiltere Kanser Araştırmaları Merkezi direktörü Prof Beral da yaptığı açıklamada HRT’yi bırakan kadınlarda meme kanseri riskinin hemen düşmeye başladığını belirtti. KAYNAK: AP Spor yapmak için bir neden daha Çağımızın hastalığı olarak görülen stres ve obeziteyle mücadele için doktorların en büyük tavsiyesi olan egzersiz yapmanın kansere karşı da koruduğu, hatta diyet yapmaktan daha güvenli olduğu ortaya çıktı. ABD’nin Chicago kentinde bulunan Mayo Clinic Üniversitesi’nin araştırmasına göre egzersiz yapmak 55 ile 69 yaş arasındaki kadınların meme kanserine yakalanma riskini yüzde 14 oranında azaltıyor. Ayrıca, egzersiz, diyette görülebilecek bazı yan etkiler olmaksızın, kilo vermenin en güvenli ve sağlıklı yolu. KAYNAK: REUTERS Aklı olan vejetaryen oluyor Dünyanın en saygın tıp dergilerinden British Medical Journal’de yayınlanan bir araştırmaya göre vejateryenlerin IQ’sunun, et yiyenlere göre daha fazla olduğu ileri sürüldü. 8 bin 179 kadın ve erkekle yapılan araştırmaya göre çocukluklarında IQ’su yüksek olanların, yetişkinlik döneminde vejateryen olma olasılıkları daha yüksek. Yapılan araştırmada et yiyen erkeklerin 10 yaşında ölçülen IQ’su 100, vejateryenlerin ise 106 bulundu. Bu rakamlar kadınlarda ise 99’a 104... KAYNAK: BBC


Forumer™ is Voted #1 Free Forum Hosting provider
Build your own community today with the largest message board hosting company.