View Full Version: Mona Lisa gülüşü olmasa sıradan bir yakışıklı...

muptelayim >>Haberler >>Mona Lisa gülüşü olmasa sıradan bir yakışıklı...


<< Prev | Next >>

Müptelayım.7.- 12-16-2006
Mona Lisa gülüşü olmasa sıradan bir yakışıklı...
SANEM ALTAN “BECKHAM PROJESİ”Nİ GİTTİ GÖRDÜ YAZDI 15.12.2006 Mona Lisa tablosunun, diğer birçok Rönesans resmi gibi etkileyici bir yanı vardır. Nereden, hangi açıdan bakarsanız bakın, Mona Lisa hep size bakar. Hep onunla göz gözesinizdir. Sanki bütün o kalabalık içinde sadece sizinle ilgilidir. Beckham’ın gülüşü bana onu hatırlattı. O güldüğü zaman, etrafındaki herkes kendine gülümsediğini düşünüyor. Yüz seksen derecelik bir açıyla çevresini sarmış olan herkese tek bir gülümsemeyle aynı duyguyu yaşatabiliyor: “Kesin bana gülümsedi.” Ama her an gülümseyemiyor tabii. Gülümsemediğinde ise o sihir kayboluyor. Birdenbire sadece yakışıklı bir delikanlı oluyor. Ama sanırım yakışıklılığının da bir kusuru var. Bunu biliyor olması... Aslında o mu bunun çok farkında, yoksa etrafındaki ekibi mi böyle bir elektrik yayıyor, onu tam kavrayamadım. Onu ilk defa odaya dört yardımcısıyla birlikte girdiğinde gördüm. İkisi erkek ikisi kız olan ekipte her birinin başka bir görevi bulunuyordu. Tabii Bechkam’ın “bir ilah” olduğu izlenimini yaratmak gibi ortak görevlerinin dışında. Reklam çekimi için orada bulunan Beckham’ın, çekim arasında önüne düşen saçlarının “bir telini”, evet abartmıyorum, tek bir telini düzeltip arkaya doğru taradıklarını gördüm. Bir diğeri ise sürekli olarak elindeki fırçayla yüzüne pudra gibi bir şey sürüyordu. İki kıyafet giydi. Biri Real Madrid’in 23 numaralı forması. Bunu, bir topa vurma sahnesi için giymişti ve çekim sırasında topa vuracaktı. Ama vurmadı! Vuruyormuş gibi yaptı, çünkü sakattı. KÖYÜN DAMADI GİBİ! Diğeri ise bir takım elbiseydi. Yelekli bir elbise. Bana sorarsanız o elbiseyle bir köy düğününü damadını andırıyordu. Elbisesi Dolce Gabana’ymış ama onun üstünde garip bir köylülük havası yaratmıştı. Ayakkabıları ise hiç görmediğim türden bir şeydi. Şu erkeklerin klasik bağcıklı ayakkabılarını düşünün, o ayakkabının ayağı tümüyle saran incecik deriden yapılış olanıydı giydiği... Pek erkeksi olduğunu söyleyemeyeceğim. Ayakkabıların “feminen” bir havası vardı. 150 ÇİFT AYAKKABI Bir ara boşken soyunma odasının kapısından içeri baktım. İçerde yaklaşık 200 elbise ve 150 çift ayakkabı sıralanmıştı. Hepsi İngiltere’den özel getirtilmişti ve sadece elbiselerin kargo parası olarak 2 bin sterlin (6 bin YTL) ödenmişti. Meğer onun adeti böyleymiş. Her gittiği çekime yüzlerce elbise ve ayakkabı getirtir, aralarından beğendiğini seçermiş. Üstündeki elbiseyi seçmek için 200 elbiselik gardroba ihtiyaç yoktu bence, özel seçilmiş bir şeye benzemiyordu. Tam aksine onu köylüleştirmişti. Zaten bütün ekibine, o ekibin yaydığı havaya, saçının teline bile gösterilen itinaya, şaşırtıcı gülümsemesine ve yakışıklı yüzüne rağmen onun mahalle aralarından yetiştiğini hissettiren “bir şey” Beckham’ın davranışlarında fark ediliyordu. Eğer, onu bir erkek gibi değil de bir “proje” gibi hissetmenize yol açan o yapay hava olmasa, her kadının bir yerde rastladığında gelip kendisiyle konuşmasını umacağı biri. Ama çevresini saran o yapay elektrik, ekibinin “işte ilah” diye haykıran tavırları ve sanırım onun yakışıklılığının fazlaca bilincinde olması, etkiyi yok ediyor. O güzel yüz zedelenip bir köylünün yüzüne takılmış bir maskeye dönüşüyor. Yakışıklı bir erkek çekiciliğini ne zaman kaybeder diye soruyorsunuz kendinize. Cevabı da ona bakarak veriyorsunuz. Yakışıklılığının fazlasıyla farkında olduğu zaman... Yakışıklı bir çocuğun, bütün dünyada ünlü olmasını sağlayan bir “projeye” dönüştürülmesinin bir bedeli var tabii. O bedel de onun sahiciliğini ve çekiciliğini kaybetmesi. Ama hiç olmazsa o güzel gülümsemesini kaybetmemiş. ÇEKİM NOTLARI... Saç yapımı ve makyajı 1 saat sürdü Gilette’nin sadece Türkiye’de satışa sunacağı yeni ürünün reklam çekimi Madrid şehrinin içindeki ayrı bir sahada gerçekleştirildi. Real Madrid çimleri bozulur diyerek Barnebau Stadı’nın kullanımı için istediği ücreti 15 bin euro’dan 90 bin euro’ya çıkardı. * Öğlen 3’te başlayan çekimlere hava kararmasına karşın devam edildi. Beckham’ın sözleşmesinde 6 saat çalışır gider yazıyor. * Saat 2’de gelen Beckham’ın makyaj ve saç yapımı bir saat sürdü. * Rıdvan’la sohbet etti ve çok uyumlu çalıştı. * Ezel Akay çekti reklam filmini. 40 saniyelik film için 10 saat çalışıldı. * Lazım olur diye Beckham benzeri dublörü çekime çağrıldı.


Forumer™ is Voted #1 Free Forum Hosting provider
Build your own community today with the largest message board hosting company.