Edebiyatçılarımızdan Nükteler Yahya Kemal bir gün:
-Bu iş yanlış oldu demiş ve eklemiş:
-Ben devleti yönetmeliydim, İsmet Paşa da(İnönü) şiir yazmalıydı.
-Niçin üstad? demişler.
-Hiç olmazsa o zaman sadece şiir mahvolurdu! demiş.
********
Genç şairlerden birisi yazdığı bütün şiirlerini Yahya Kemal'e okur, sonra büyük bir merakla sorar:
-Üstadım, içlerinden hangilerini beğendiniz?
Yahya Kemal söyle cevap verir.
-Henüz okumadıklarınızı!..
********
Yazdıklarının bir ''şahaser'' olduğunu zanneden yazarlardan birisi, bir gün Yahya Kemal'e sorar:
- Üstadım, dünkü sayımızı gördünüz mü?
-Gördüm.
-Şahaserimi okudunuz mu?
-Okudum.
-Nasıl buldunuz?
-Fena değil.
-Pek beğenmemişe benziyorsunuz!
Yahya Kemal, muhatabını kırmamaya çalışarak:
-Eştağfurullah! Yalnız şahaser yazmaktan vazgeçsen de, biraz da eser yazsan diyecektim.
Kaynak:bky yayıncılık - Cevdet Yücel Söztutan- Gülme hakkımı kullanıyorum kitabından alıntılanmıştır.Bir gazete yetkilisi Ahmed Rasim'den yazı yazmasını ister. Ahmed Rasim:
- Yazım uzun mu olacak, kısa mı? diye sorar.
Gazetenin yetkilisi buna bir mâna veremez. Ahmed Rasim açıklama yapar.
-Eğer uzun olacaksa beş, kısa olacaksa on lira isterim, der.
(Az sözle çok şey anlatabilmenin zorluğuna dikkat çekiyor.)
*********
Kadınlara düşkünlüğü ile bilinen Abdülhak Hamid, Boğaziçi Lisesi'nde düzenlenen 82. yaş gününe şık bir delikanlı görünümünde gelir.
Bunu gören Faruk Nafiz Çamlıbel:
-Üstad! der. Bütün kadınlar bu yaşınızda bile hâlâ sizden, âşıkane bir süretle bahsediyorlar. Bunun sırrı nedir? diye sorar.
Hamid gülerek cevap verir.
-İnanma! Beni bu hale sokanlar zaten onlar değil mi?
**********
İbnülemin'i bir baloya(kendi tabiriyle bal oyunu) davet ederler.
Baloda üstadın etrafını ceviren kadınlardan biri tam önüne gelerek:
- Beyefendi, ahdim var, sizi bir kere öpeceğim der ve hemen boyalı dudaklarını üstadın yanaklarına sürer.
Bu sataşmadan sonra barut fıçısına dönen Mahmut Kemal Bey kadına sorar:
-Senin kocan yok mu?
-Var efendim.İşte şu arkanda duran adam, diyerek kocasını gösterir.
İbnülemin bu sefer adama dönerek:
-Beyefendi, alnınızın iki tarafında kaşıntı falan hissediyor muşunuz? diye sorar.
Adam:
-Ne gibi efendim! der.
Mahmud Kemal Taşı gediğine koyar.
-Boynuz çıkacak yerlerde önce bir kaşıntı başlarda!...
Kaynak:bky yayıncılık - Cevdet Yücel Söztutan- Gülme hakkımı kullanıyorum kitabından alıntılanmıştır. Yahya Kemal, öğle vakti Abdullah Efendi Lokantası'na gider. Yemek isimlerinin yazıldığı listeyi büyük iştahla gözden geçirir; Tatar böreği, iç pilav,zeytinyağlı enginar, kuzu çevirme, yoğurtlu kebap, badem tatlısı, kaymaklı baklava vs.
Şair ağzını şapırdatarak, sofradaki arkadaşlarına şunları söyler:
-İşte Türkçe'de okumaya doyamadığım en leziz eser!
**********
Abdulhak Hamit, Londra'da hariciye memuru iken genç, güzel nüktedan bir kadınla tanışır. Ziyafet sırasında fırsatını bularak kadına:
-Matmazel, bilir misiniz dün gece sizi rüyamda gördüm, der.
Kadın hayretle Hamid'in yüzüne bakarken o devam eder:
-Evet, rüyamda ben prens oluyorum, sonra zengin oluyorum. Sonra seni görüp aşık oluyorum.
Kadın kahkaha atarak:
-Tabii, uyanınca da bunların hiçbirisinin gerçek olmadığını gördünüz, der.
Hamid şu karşılığı verir.
-Hayır matmazel, uyanınca prenslikle zenginliğimi bulamadım, ama sizi buldum.
***********
Şair Haşmet, Kurban Bayramı öncesinde Beyazıt meydanı'nda dolaşırken Şaire Fıtnat Hanım'a rastlar.
Hasmet:
-Hamımefendi, ne geziyorsunuz? Bir hizmetiniz varsa emredin göreyim!
Fıtnat Hanım:
Efendim, kurban almaya çıktım.
Hasmet:
-Kabul buyurursanız be sene kurbanınız ben olayım. Kulunuzu kurban ediniz!
Fıtnat Hanım:
Teşekkür ederim ama ben boynuzsuz koç arıyorum.
Kaynak:bky yayıncılık - Cevdet Yücel Söztutan- Gülme hakkımı kullanıyorum kitabından alıntılanmıştır.
Forumer™ is Voted #1 Free Forum Hosting provider
Build your own community today with the largest message board hosting company.